ÇOCUĞUM ÖĞRETMENİNE AŞIK OLMUŞ....

2007-04-06 04:08:00

 

Yenidoğan bir bebek yaklaşık üç haftalık olduğu dönemde sürekli kendine bakan kişiyi fark etmeye başlar ve gülümseyerek onu tanıdığı ile ilgili ilk işareti verir. Yaklaşık iki aylık dönemde sürekli etrafında dönen bu tanıdık kişiyi diğerlerinden ayırt etmeye başlar ve ona "bağlanır". Bu dönemde bakım veren kişi de kendine yönelik bu yoğun duygulara karşılık olarak yoğun bir duygu geliştirmektedir. "Annelik" duygusu olarak belirtilen bu yoğun duygu anne ve bebek arasında yaşamın başlangıcında özel, sürekli, yoğun bir ilişkinin oluştuğunun göstergeleridir. Bebek gelişiminde önemli bir dönem olan annelik duygusu ve bağlanma aynı zamanda ruh sağlığı açısından da önemli bir göstergedir. Bu ilişkinin yoğunluk ve süre açısından düzensiz olması ya da bozulması gelişmekte olan bebeğin ruh sağlığını etkileyebilmektedir.

 

Her kişinin ilk sevgi nesnesi kuşkusuz annesi ya da annenin yerine geçen, ona temel bakımı veren birisidir.Bebek böyle yoğun bir duyguyu yaklaşık 2-5 yaşları arasında yeniden

yaşayacaktır. Ruhsal-cinsel (psikoseksüel) gelişim kuramına göre bu dönemde bebek cinselliği başlamaktadır.

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Cinsel dönemde bebek başlangıçta her iki ebeveynle aynı anda ilişki kurmaya başlar. Bu dönemde de anne kız ve erkek çocuk için bir sevgi nesnesidir. Ancak artık erkek ve kız çocuğun ilgi ve sevgisinde bir takım değişiklikler olur. Daha önceki dönemde kendisine bakan ve eşeysel anlamı olmayan anneye bir bağlılık duyarken, bu dönemde bu sevgi nesnesi karşı eşeyden (cinsiyetten) bir kişi olarak görülmekte ve böylece ilişkiye eşeysel bir anlam

yüklenmektedir. Çocuk cinsel oyunlarla anne ya da babadan hangisine benzediğini anlamaya çalışmakta, sonrasında aynı cinsiyetten ebeveyn ile özdeşim kurarak o dönemi tamamlamaktadır.Yaklaşık 3-5 yaşları arasında giderek azalan bu ilgi yerini daha haz veren ve doyurucu olan kişilerarası etkileşim, arkadaşları ile oynama ve öğrenme çabalarına bırakmaktadır.

 

Ergenlikte daha önceki bu özdeşimler ve cinsiyet hormonlarının etkisi ile cinsel kimlik oluşacaktır. Burada sözü edilen artık erişkin cinselliğine yönelik adımları içermektedir. Çünkü yetişkine benzeyen düşünce sistemi ve hormonların etkisi başlamıştır. Ancak cinsel ilişkiyi de içeren yetişkin cinselliği için de cinsel olgunlaşma sürecinin tamamlanması gerekecektir.

 

Bu bilgiler göz önüne alındığında çocuğun arkadaşına ya da öğretmenine olan aşkı yaşadığı ya da hissettiği yoğun duygular açıklamasına uymaktadır. Bu dönemde karşı cinsiyetteki akranlarla olan ilişkilerde iki farklı tutum izlenebilmektedir. İlki karşı cinsiyeti değersizleştirmeye kendi cinsiyetini övmeye yönelik bir yaklaşım olabilmektedir (kızlar çöp tenekesi, oğlanlar altın kesesi şeklinde belirtirler). Diğeri ise karşı cinsiyeti izleme ve yakınlaşma çabalarıdır. Bunu yetişkinlerin tutumları belirlemektedir.Sosyal olarak sınıftaki tüm öğrencilerin gözleri öğretmenin üzerindedir.
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Öğretmenin beğenisini kazanmak, onun ilgisini çekebilmek, onayını almak bu yaş grubundaki ve sonraki sınıflardaki öğrenciler için çok önemlidir. Aslında bu değerli olmak, herkesin ilgisinin üzerinde olduğu biri tarafından fark edilmek beklentisidir. Özellikle yetişkinler (anne baba, yakın akraba ya da çevredeki ergenler) tarafından karşı cinsiyete yönelik ilgiyi belirten konuşmalar sık olarak yineleniyorsa, çocuk model alma ile kendi duygularını aşk olarak("öğretmenimi

seviyorum" gibi) belirtebilmektedir.

 

Aynı şekilde model alma davranışı ile sınıf içinde ders başarısı yönünden takdir edilen ya da farklı özellikleri ile ilgi toplayan (erkek öğrencilerin çoğunlukta olduğu sınıftaki ya da giyimi, davranışları ile öğretmen tarafından beğenilen bir kız öğrenci) karşı cinsiyetten bir akrana ilgi artmakta, bu duygu çocuk tarafından öğretmenine olduğu gibi "aşık olma" şeklinde

yorumlanabilmektedir. Çocuk hatta ergenlik dönemindeki aşk karşılıklı yoğun bir duygu

yaşamaktan çok kendini değerlendirmeye yöneliktir. Ne kadar fark ediliyorum, ne kadar beğeniliyorum sorularını test etmek içindir. Bu nedenle bir kişiye aşık olduğunu belirtme, o kişi tarafından fark edilmeye yani ilgi arayışına yöneliktir.

 

Bu yaşlarda ve ergenlik döneminde çocuğun iletişimde akran ilişkileri çok önemlidir. Çocuğun aynı ya da karşı cinsiyetten arkadaşlıklarının desteklenmesinde yarar vardır. Çevredeki karşı cinsiyetten arkadaşlardan birinin "özel" olması ise ileri ergenlik ya da erken yetişkinlik dönemlerinde beklenmektedir. Daha önceki yoğun duyguların çocuğun bulunduğu gelişim dönemine göre değerlendirilmesi, eğer bu akran ilişkilerini sınırlıyor ya da ders başarısını engelleyecek düzeyde sürdürülüyorsa yetişkinler tarafından desteklenmemesi önerilmektedir.

 

**bu yazı STED dergisinden alınmıştır.**

 

407
0
0
Yorum Yaz