TELEVİZYON VE ÇOCUĞA ETKİLERİ

2007-01-02 07:54:00

 

Televizyon bilgi verme, malları tanıtma, eğlendirme gibi işlevleri nedeniyle önemli bir kitle iletişim aracıdır. Günümüzde hemen hemen her evde bulunmaktadır.Bu nedenle televizyon günümüz çocukları üzerinde aile ve okul kadar önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle televizyonun her evde bulunması ve kolay ulaşılabilir bir araç olması nedeniyle, çocuklar tarafından ilk yararlanılan ve erken yıllarda kullanılmaya başlayan bir araçtır (Tokgöz 1979, Çilenti 1980).

 

Ancak televizyon görsel ve işitsel duyulara yönelik etkili bir araç olması nedeniyle olumlu hizmetlerin yanısıra iyi değerlendirilmediğinde birçok olumsuz etkilere de neden olabilmektedir. Çocukların zamanlarının büyük bir bölümünü televizyon izleyerek harcamaları, özellikle çocuklara yönelik programların oldukça az olması ve çocukların daha çok yetişkinler için hazırlanan programları İzlemeleri olumsuz etkilere neden olabilmektedir. (Yavuzer 1992).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Yapılan araştırmalarda Amerika'da çocukların günde ortalama olarak 2.5- 6.0 saat gibi bir zamanı televizyon izleyerek harcadıkları saptanmıştır (Hurlock 1978; Dworetzky 1981; Anselmo 1987;Stewartve Friedman 1987; Bee 1992).

 

Çocuğun gelişiminde aile,arkadaş,kardeş ve öğretmenlerin etkilerinin saptanabilmesine karşın, televizyonun etkileri henüz tam anlamıyla değerlendirilememektedir. Birçok okulöncesi dönem çocuğu için televizyon bir elektronik çocuk bakıcısı niteliğindedir (Hurlock 1978; Stewartve Friedman 1987).

 

Bazı ebeveynlerin çocuklarının televizyon izlemelerini ergenlik dönemine kadar kısıtlamalarına karşın, televizyonun en fazla ilkokul çağlarındaki çocuklar tarafından izlenildiği bilinmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin çok az yol gösterici olduğu durumlarda; çocuklar televizyon önünde saatlerce oturmakta ve kendilerini dış dünyadan izole ederek, televizyon ile sosyalize olabilmektedirler (Dworetzky 1981; Stewart ve Friedman 1987).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Saldırgan Davranışlar ve Televizyonun Etkileri

 

Televizyonun çocuklar üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmaların büyük bir çoğunluğu televizyonun çocukların saldırgan davranışlar geliştirmesindeki potansiyel etkisi üzerinde yoğunlaşmıştır. Yapılan çalışmalar arasında tam bir tutarlılık olmamakla birlikte,televizyonda gösterilen şiddet içerikli yayınlar ile çocukların saldırgan davranışları arasında bir İlişkinin olduğu görülmektedir. Televizyon ve saldırganlık konusunda Eron ve arkadaşları (1983! tarafından yapılan bir çalışmada; özellikle televizyonun sekiz- dokuz yaşlarındaki çocukların davranışlarını etkilediği ve 10-11 yaşına kadar televizyonda izlenilen şiddet içerikli yayınlar İle çocukların saldırgan davranışları arasında Önemli bir korelasyon olduğu bulunmuştur.

 

Eron(1987) tarafından 22 yıl süreyle yapılan bir diğer çalışmadada saldırgan davranışlar gösteren erkek çocukların televizyonda daha çok şiddet içerikli programları izlemeyi tercih ettikleri ve akranlarına karşı her zaman saldırgan davranışlar gösteren çocukların da daha çok şiddet İçerikli programları izleyen erkek çocuklar olduğu belirlenmiştir. Çok fazla televizyon izleyen ve her zaman saldırgan olan bu çocukların 13-19 yaşlar arasında daha saldırgan bireyler oldukları ve 30 yaşlarına geldiklerinde de bu bireylerin daha fazla suç içledikleri belirlenmiştir. Eron, bu durumu, saldırgan çocukların televizyonda daha çok şiddet içerikli programları izlemeyi tercih ettikleri ve televizyondaki şiddet sahnelerinin de çok daha fazla saldırganlığa sebep olduğu şeklinde açıklamaktadır. Televizyondaki şiddet programları saldırgan çocukları daha fazla cezbedebilmektedir.

 

Ancak televizyondaki şiddet onlardaki şiddetin tek ve en önemli kaynağı olmayıp, çocukların şiddet içeren programlardaki karakterleri taklit etmeleri onlardaki saldırganlığın önemli bir kaynağı olabilmektedir (Dworetzky 1981; Bee 1992).

 

Televizyonda gördükleri şiddet sahneleri daha çok filmin karakterleri özellikle de iyi adamlar tarafından uygulandığında ve saldırı başarılı şekilde amacına ulaştığında çocuklar üzerinde daha fazla etkili olabilmektedir (Vasta vd. 1992).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Serbest Zamanlar ve Oyun Üzerine Televizyonun Etkileri

 

Çocuklar görüldüğü gibi okuldan ve oyundan arta kalan zamanlarının büyük bir bölümünü televizyon karşısında geçirmektedirler. Çocuklar için bu denli büyük bir öneme sahip olan televizyon dolayısıyla çocuğun hem oyun zamanım hem de diğer serbest zaman etkinliklerine ayıracağı zamanı etkilemektedir. şöyle ki, evlerinde televizyon bulunan çocuklar daha az sinemaya gitmekte, daha az kitap okumakta ve radyo dinlemek için daha az zaman ayırmaktadırlar. Ergenlik döneminde ise televizyon serbest zaman faaliyetlerini çok fazla etkilememektedir (Hızal 1977; Munsinger 1975).

 

Ayrıca, televizyon çocukların oyun oynamaya ayırdıkları zamanı azalttığı gibi aynı zamanda televizyon aile, kardeş ve arkadaş gibi çocukların oyun konusundaki bilgi kaynaklarının yerini de almaya başlamıştır.Çocuklar oyunlarında gerçek kahramanlardan daha çok televizyonda yer alan kahramanlara yer vermekte ve oyunlarında bu kahramanları taklit etmektediler (French and Fena 1991).

 

Gadberry (1974) tarafından okulöncesi çocuklar üzerinde televizyon izleme ve çocukların oyun zamanlarını karşılaştırılması amacıyla yapılan bir çalışmada; çok fazla televizyon izleyen çocukların daha az konuştukları, daha az hareket ettikleri, objelere karşı daha az saldırgan oldukları, odadan daha az ayrıldıkları bulunurken; daha az televizyon izleyen çocukların farklı aktivitelere karşı kendi kendilerini daha fazla uyardıkları bulunmuştur.
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Televizyonun Dil ve Zihinsel Gelişim Üzerine Etkileri

 

Çocuklar özellikle onlar için özel olarak hazırlanan çocuk programlarında bazı zihinsel uyarılar almaktadırlar. Bu programlar, çocuklara olumlu değerleri öğretecek şekilde hazırlandığında ve okulöncesi çocuklar için açıklayıcı nitelikte, olduğunda daha etkili olabilmektedir. Ancak çocuklar kendileri için hazirlanan programlardan daha çok yetişkinler İçin hazırlanan programlan izlediklerinden; dil ve zihinsel becerilerini geliştirme yönünde televizyondan çok fazla yararlanamamaktadırlar. şöyle ki, televizyon izleyerek çok fazla zaman harcayan çocukların dil gelişimleri televizyona bağlı olarak hızlanmamaktadır (Stewart and Friedman 1987). Ancak özellikle okulöncesi döneni çocukları için hazırlanan eğitici programlar onların sözcük dağarcıklarımartırabilmektedir (şahin 1990).

 

Rice ve VVoodsmall (1988) tarafından üç-beş yaş grubu çocuklar üzerinde yapılan bir çalışmada; 15 dakikalık özel bir programı izleyen çocuklarını diğer çocuklara oranla, eylem, sıfat ve obje isimlerini daha fazla kazandıkları görülmüştür. Ayrıca televizyon nedeniyle; çocuklar ders kitaplarını ve okul ödevlerini daha sıkıcı bulmakta ve televizyon izlemeye daha fazla zaman ayırmaktadırlar (Hurlock 1978). Sınırlı olarak televizyon izleyen çocukların okumaya daha fazla zaman ayırdıkları ve sonucunda da testlerde daha başarılı oldukları ve bu çocukların IQ testlerinde performanslarının daha iyi olduğu görülmüştür (Steward and
Fredman l987).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Televizyonun Sosyal ve Cinsiyet Rolleri Üzerine Etkileri

 

Televizyon, çocuklar için diğer insanlar, ırklar, etnik gruplar, sosyal sınıflar, farklı ülkeler ve kendi kültürleri hakkında bilgi kaynağıdır. Çocuklar televizyondan topluma ve diğer gruplara oranla meslek gruplarını daha fazla öğrenebilmektedirler (Hurlock 1978; Anselmo 1987; Steward and Friedman 1987). Bugün Amerika'da televizyon programlarındaki ailelerin çoğunluğu problemli, alkol veya ilaç kullanan ve gençlerle çatışan ailelerdir. Bununla birlikte çalışan sınıfı anlatan ve özellikle kadınların İş yaşantısında evdeki roller kadar iyi olduğunu gösteren programlar da vardır. Ancak televizyon çocuklara sürekli olarak geleneksel cinsiyet rollerindeki insan imajlarım sunmaktadır.

 

Sternglanz ve Serbin (1974)'in çocuk programları ile ilgili yaptıkları bir çalışmada, bu programlarda erkek ve erkek çocukların sayıca kadınlardan daha fazla olduğu ve erkeklerin aktif, bağımsız, baskın ve kararlı davranışlarının; kadınların ise pasif ve hürmetkar davranışlarının daha sık ödüllendirildiği ve kadınların aktif davranışları için erkeklerden daha fazla cezalandırıldıkları bulunmuştur.

 

Televizyonda özellikle cinsiyet ve cinsiyet rollerine İlişkin programlan çok fazla izleyen çocukların diğer çocuklara oranla geleneksel cinsiyet rollerine daha fazla sahip oldukları belirlenmiştir (Davidsonvd. 1979).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Televizyonun Değer ve İnançlar Üzerine Etkileri

 

Televizyonda suç, İşkence ve zalimlik ile ilgili sahnelerin sürekli olarak gösterilmesi zamanla çocukların duyarlılıklarını yok etmekte ve çocukların kabul edilemeyecek bu davranışları geliştirmesine sebep olabilmektedir. Eğer çocuğun şiddete hassasiyeti azalmaya ve alışmaya başlarsa, bu tür davranışları normal yaşam örnekleri olarak kabul etmeye

başlayabilirler,Ayrıca televizyondaki karakterlerin tek tip (sterotip) gibi gösterilmesi, çocukta diğer gruplardaki İnsanların özelliklerinin de televizyonda izlediği insanlarla aynı olduğu gibi yanlış bir düşünce gelişebilir.

 

Birçok çocuk televizyonda söylenilen şeylerin doğru olduğuna ve televizyondaki spikerlerin ebeveynlerden, öğretmenlerden ve doktorlardan her konuda daha çok bilgi sahibi olduğuna inanmaktadırlar. Bu da onların kolaylıkla aldanmalarına neden olabilmektedir. Yapılan bir çalışmada da; küçük yaştaki çocukların televizyon ekranında gördüklerini, gerçek olarak algıladıkları ve onların doğruluğuna inandıkları belirlenmiştir (Eron vd. 1983).
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Sonuç ve öneriler

 

Okulöncesi dönem çocukları için bir nesneyi göstererek onun ismini söylemek dil gelişimi açısından başvurulan etkili bir yöntemdir. Televizyonda göreceği nesneler çocuğun günlük yaşamında göreceği nesnelerden daha çok olacağından, okulöncesi dönem çocuklarının televizyon izlerken anneleri ile programla ilgili konularda konuşmaları ve annenin çocuğa sorular sorması ve onu yönlendirmesi; çocuğun doğru sözcükleri pekiştirmesi ve sözcük dağarcığını geliştirmesi açısından yararlı olabilir. Ancak televizyon programlarındaki konuşmalar daha çok günlük konuşma şeklinde olduğundan farklı sözcüklere çok fazla yer verilmez ve aynı sözcükleri tekrarlama oranı fazladır.

 

Bu nedenle dil gelişiminin devamı için çocuğun kitap okuma alışkanlığını da kazanması ve sürdürmesi gerekmektedir. Çünkü kitaplarda günlük yaşamda hiç kullanılmayan veya çok az kullanılan kelimelere daha çok rastlandığında çocukların sözcük dağarcıklarının gelişmesi duraklamamış olur. Bu nedenle çocuklar televizyon izleme konusunda denetimsiz bırakılmayıp, kitap okumaya da yönlendirilmelidirler. Ayrıca kitaplar çok az renkli ve hareketli olmaları nedeniyle çekici olan televizyon programlan ile rekabet edememektedir. Bu nedenle, iyi kalitedeki ve eğitici nitelikteki kitaplar televizyonda dramatize edilebilir veya televizyonda çocukların yoğun olarak televizyon izledikleri saatlerde okuma saati konulabilir ve telefon aracılığı ile çocuklar okunan hikâyeleri tartışmaya yönlendirilebilir ve yine kitap İle Ödüllendirilerek kitap okumaya teşvik edilebilirler.

 

Özellikle okulöncesi dönem çocukları, görerek ve duyarak öğrendikleri şeyleri daha iyi hatırladıklarından; onların zihinsel süreçleri için eğitici çocuk programlarından daha iyi yararlanı labilinir.

 

Televizyonun çocuğun gelişimi üzerinde yaratabileceği olumsuz etkiler düşünüldüğünde,

 

- Ailelerin program seçme ve gerektiğinde televizyonu kapatma alışkanlığını kazanması,

- Çocukların yoğun olarak televizyon izledikleri saatlerde yayınlanan programların kontrol edilmesi,

- Anne-babaların çocuklarının izleyecekleri televizyon programları konusunda bilinçlendirilmesi,

- Çocuklara yönelik kaliteli ve çekici programların hazırlanması önerilebilir.

 

 

***Doç.dr.yaşar aktaş arnas---çukurova üniv.eğitim fak***
 
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

*** bu yazı çukurova üniv.eğitim fak.sitesinden alınmıştır.***

 

1895
0
0
Yorum Yaz